ÇOĞUL MEDYA


ÇOĞUL MEDYA ANSİKLOPEDİSİ


Genelde İstanbul medyası veya basını denildiğinde ilk akla gelen, çoğunluğun medyası veya basını, yani süreli yayınları oluyor: Dili Türkçe olan, dini Sünni Müslüman olan çoğunluğun medyası veya basını; dili Türkçe, kendisi Türk, inancı Sünni olan insanların, grupların çıkardığı süreli yayınlar. Bunun dışında kalanlar, azınlık basını, topluluk basını veya ‘öteki’ basın olarak adlandırılıyor ve serginin kapsama alanına giriyor.

Bu ansiklopedide, öncelikle konuyu pek bilmeyen çevrelere veya bugüne kadar görmezden gelen çoğunluğa bu medyanın varlığı gösterilmek isteniyor. Bu bilgilere ise bizzat o dergilerin yayıncılarının verdiği büyük destek ile ulaşılmıştır.

Medya çalışmalarında, tek tek süreli yayınların kendilerinden yola çıkmak işi kolaylaştırabilir: Herhangi bir yayını ele alırken, çıkaranların yayının kimliğiyle veya ait olduğu ya da hitap ettiği toplulukla ilgili ne dediğine bakılabilir; gazetenin içeriğine bakılarak sonuçlar çıkarılabilir ve aynı zamanda kamuoyundaki algısına bakılabilir. Okuyucu ve diğer çevrelerin ne dediği, derginin kimliği hakkında ne düşündüğü dikkate alınarak, sonuçta belli bir veya birkaç topluluğa birden ait olduğu söylenebilir. Tüm karmaşıklığı, çok-katmanlılığı, melezliği ve akışkanlığı ile belli bir yayının şöyle ‘algılandığı’ ya da içeriğinin böyle olduğu sonunca ulaşılabilir. Bu söylem, her zaman daha gerçekçi, çok-yönlü olacak ve daha az sorun çıkaracaktır. Oysa bir de tersinden, yani kategorilerden ve etiketlerden yola çıkıldığında, İstanbul’daki kültürel çeşitliliği oluşturan unsurlar veya kültürel gruplar arasındaki geçişkenliği ve topluluk tanımındaki çok-katmanlılığı, daha önemlisi her topluluğun kendi içerisindeki çeşitliliğini dikkate almak zorlaşır. Kültürel gruplar üzerinden tasnife gidildiğinde, kaçınılmaz olarak sorunlar yaşanır, kullanılan herhangi bir genelleyici kategori sorun olmaya başlar. Çünkü tek tek yayınların kendilerinden yola çıkıldığında karşılaşılan gerçek yaşamdaki şeyler, bu topluluk medyası kategorileştirmesi nedeniyle yok sayılabilir veya ihmal edilebilir.

Elbette bu gerçeklik, kategorilerden tamamen kaçınmak ve asla genelleme yapamamak gibi bir sonuca götürmemelidir. Yaşamda sosyal ve siyasi bir olgu olarak, özellikle kolektif kimlikler, ilişkiler ve haklar bağlamında, kategoriler ve genellemeler de en az bu melezlikler, muğlaklıklar, vs. kadar gerçektir ve kaçınılmazdır. Kolektif olanın ihmali diğer uçta modernist, evrenselci, etnokörlük tuzağına düşürür ki bu sözde hümanist küreselci anlayış sonuçta, değişik dolayımlarla, modern(ist) ulus-devletlerin yirminci yüzyılda yaşadığı ve yaşattığı riyakarlığa götürür: Tanımladığı sınırlar içindeki kolektifin ötekilerinden ve dünyadan farklılığını (ve hatta eşsizliğini) öne çıkarırken kendi içinde mevcut kolektif farklılıkları, yani çeşitliliği/çoğulluğu inkar ve/ya yok etme riyakârlığı!

Bu sorunu aşmanın yolu bütüncül yaklaşımdır: Tüm kategori(leştirme)lerin ve genellemelerin getirdiği sınırlama, statikleştirme ve basitleştirmelerin bilincinde ve onlara mahkum olmadan, tüm sosyal, siyasi ve hukuki anlamları ve sonuçlarıyla yaşamın parçası olan bu kolektif kavramları, kategorileri ve değerleri inkar etmemek, her şeye rağmen kabul etmek! Bu nedenle bu ansiklopedide, tek tek süreli yayınların yanı sıra, ‘topluluk medyası’ adı altında maddelere de yer verilmiştir. Konunun uzmanı araştırmacıların katkılarıyla hazırlanan bu genel bilgilerin sürekli geliştirilmesi için okuyucuların katkıları önem taşımaktadır.

Kolektif bir çabayla sürekli gelişecek olan ortak birikim ansiklopedisi niteliğindeki Çoğul Medya Ansiklopedisi ve Süreli Yayın Künyeleri, konuyla ilgili kapsamlı ve güvenilir bilgi kaynağı olmayı amaçlamaktadır.