ÇOĞUL MEDYA

SERGİ

1990’lardan Bugüne Çoğul İstanbul Medyası


“Öteki” Basının Bilinmeyen Dünyası

23 Şubat – 18 Mart 2018 tarihleri arasında DEPO’da yer alan “1990’lardan Bugüne ÇOĞUL İSTANBUL MEDYASI ‘Öteki’ Basının Bilinmeyen Dünyası” sergisi, 1990’lardan günümüze İstanbul’da farklı kültürel gruplar tarafından farklı alfabelerde Türkçe, Türkçe-dışı dillerde ya da birden fazla dilde yayınlanan, ama çoğunluk tarafından pek görülmeyen veya görünmezlikten gelinen ‘öteki’ basını İstanbul kamuoyunun, özellikle çoğunluğun dikkatine sunuyor.

‘Öteki’ basın olarak adlandırılabilecek bu süreli yayınlar konusunda kamuoyunun bilgisizlik ve ilgisizliği, çoğunluğun bilgisizliği ve/ya ilgisizliğinin de ötesine geçmekte; tüm ‘öteki’ grupların diğer ötekilere ait medyalar konusundaki ilgisizliği ve bilgisizliği şeklinde de karşımıza çıkmaktadır. Öncelikli olarak bu iki sorundan yola çıkılarak hazırlanan sergi, bir yandan da İstanbul’un çok-dilli, çok-alfabeli, çok-inançlı, çok-kültürlü medya dünyasını (yani çoğul medyasını) tüm göz kamaştırıcı çeşitliliği, melezliği, akışkanlığı, çok-katmanlılığı, zenginliği, zorlukları ve mücadeleleriyle ortaya koymaya çalışıyor. Geniş bir yazılı basın yelpazesini izleyiciyle buluşturan sergi, farklı kültürlerin birbirleriyle iletişimine katkıda bulunurken, ziyaretçilerine İstanbul’un kültürel çoğulluğunu da bütünsel olarak görme imkânı sağlamaktadır.

Tüm yayınların içerikleriyle ilgili genel de olsa yeterli bilgi vermek için gerekli olan uzun vadeli ekip araştırması için maalesef yeterince zaman yoktu. Bu sergi daha çok ‘öteki basın’ın zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koyuyor ve o dünyayı kısaca ziyaret ederek kaybolmadan gezebilmek için sağlam bir söylem geliştiriyor, ama daha derinlemesine içerik analizi için yeterince bilgi veremiyor doğal olarak.

Bu nedenledir ki bu projenin devamı niteliğinde olacak bundan sonraki projemizde, yine sivil toplum kuruluşları, süreli yayın ekipleri ve araştırmacı-yazarların katılımıyla ve daha uzun vadeli bir çalışma aracılığıyla Osmanlı’dan bugüne (Radyo-TV ve interneti de kapsayacak şekilde) Türkiye’de ‘öteki medya’nın içeriğini de çalışmak istiyoruz. Ayrıca yer sorunu nedeniyle bu sergide sergileyemediğimiz bulguları ve halen sürmekte olan araştırmalarımızın sonuçlarını, aynı proje kapsamında kısa zaman sonra hizmete girecek internet sitesi aracılığıyla, geniş bir ekibin ve kullanıcıların katkısıyla sürekli geliştirecek şekilde kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Aslında ‘Çoğul İstanbul Medyası’ başlığı yanıltıcı olabilir: Her ne kadar ‘medya’ denilse de medya kavramının genişliğine sahip bir kapsama sahip değil sergi. Yani günümüzde medya denildiğinde akla gelen radyo, televizyon ve internet, maalesef serginin kapsamı içerisinde değil. Bu nedeniyle sergiyi ziyaret edecek olanları en başta başlıkla yanıltmamak için "Öteki Basının Bilinmeyen Dünyası" alt-başlığı kullanıldı. Böylece sergiyi ziyaret edeceklere, serginin ana başlığı medya olsa da aslında onun parçası olan basını, yani süreli yayınları ve onların dünyasını göstereceği uyarısı en baştan yapılmaktadır.

Araştırma sırasında haklarında bilgiye veya bir sayılarına ulaşılan süreli yayınlar arasından sergilenecek olanları seçme konusunda kriterlere gelince: 1990larda yayınlanmış dergi ve gazeteler arasından seçilecek yayınların her birinin ayrı bir kültürel topluluğa ait olması koşulu yoktu; mümkün olduğunca Kafkas kültürlerinden, Balkan kültürlerinden, Anadolu’nun değişik kültürlerinden topluluklara hitap eden veya onlara ait olduğu düşünülen yayınları seçilmeye çalışıldı, ama bunlar ait oldukları veya hitap ettikleri kültürel gruplara göre değil, kronolojik sıraya göre yan yana sergilendi. Diğer yandan, tüm yayınların arasına alfabetik sıraya göre serpiştirilen 10 adet ‘odaklanılan yayın’ farklı bir topluluğa ait. Bunlar arasında bir Alevi dergisinin olmaması büyük eksiklik maalesef.

Sergi sürecinin başında yaşanan sorunlar aslında daha çok serginin kapsamıyla, yayınların nasıl ele alınacağıyla ve nasıl sunulacağıyla ilgili sorunlardı. Özellikle son dönemde çok önemli pratik ve teknik sorunlar yaşandı ve sergi salonundaki versiyon bu nedenle birçok açıdan istenildiği gibi olmadı, ama internet ortamına taşınan bu son versiyonda bu sorunlar giderilmeye çalışıldı… İlk baştan beri asıl sorunlar, doğru söylem ve kapsamı belirleme ve buna göre olgusal hata yapmadan veri toplayıp sergileme bağlamında gündeme geldi ki bu işe girerken bunların hemen hepsi bekleniyordu zaten.

Çoğunluk nezdinde farkındalık ve duyarlılık yaratmayı amaçlayan bu sergi aracılığıyla, aynı zamanda birbirinden oldukça kopuk ve habersiz yaşayan farklı kültürel grupların madun/azınlık/öteki toplulukların) diğer grupların yayın organlarını ve ait oldukları kültürleri görme ve tanıma olanağı da sunulmaktadır.